"falsity" in Turkish
Definition
Doğru olmama durumu; gerçeğe aykırı veya aldatma amaçlı olan şey.
Usage Notes (Turkish)
'Sahtelik' veya 'yanlışlık' resmi, hukuki veya akademik metinlerde kullanılır; günlük dilde nadir görülür. Daha çok soyut anlamda, 'sahteliği ispat etmek' gibi kullanımlara uygundur.
Examples
The falsity of the statement was quickly discovered.
Açıklamanın **sahteliği** kısa sürede ortaya çıktı.
We cannot accept falsity in our research.
Araştırmamızda **sahteliği** kabul edemeyiz.
He warned about the danger of falsity in the media.
Medyadaki **sahtelik** tehlikesine karşı uyarıda bulundu.
It's hard to spot the falsity in some well-constructed lies.
İyi kurgulanmış yalanlarda **sahteliği** fark etmek zordur.
The court debated the falsity of the evidence for hours.
Mahkemede kanıtların **sahteliği** saatlerce tartışıldı.
Sometimes falsity is hidden behind a friendly smile.
Bazen **sahtelik** samimi bir gülümsemenin arkasına gizlenir.