"eyes like saucers" in Turkish
Definition
Bir kişinin şaşkınlık, korku veya hayranlık nedeniyle gözlerini büyük ve yuvarlak şekilde açtığında kullanılan bir deyimdir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok sohbetlerde ve hikaye anlatımlarında kullanılır. Birinin çok şaşırdığını ya da korktuğunu belirtmek için uygundur.
Examples
The little boy looked at the cake with eyes like saucers.
Küçük çocuk pasta’ya **fincan tabağı gibi gözlerle** baktı.
She saw the big dog and her eyes like saucers showed she was scared.
Büyük köpeği görünce, **gözleri fal taşı gibi açılmıştı**, korktuğu belliydi.
His eyes like saucers when he opened the gift.
Hediyeyi açınca **gözleri fincan tabağı gibi oldu**.
When I told her the news, she had eyes like saucers—she couldn't believe it!
Ona haberi söylediğimde **gözleri fal taşı gibi açıldı**, inanamadı!
Kids sat there with eyes like saucers as the magician made the rabbit disappear.
Sihirbaz tavşanı yok edince çocuklar **gözleri fal taşı gibi açılmış bir şekilde** oturdu.
You should've seen his face—eyes like saucers when he realized he won the prize.
Onun yüzünü görmeliydin—ödül kazandığını anlayınca **gözleri fincan tabağı gibi olmuştu**.