"exterminates" in Turkish
Definition
Özellikle zararlı hay haşereleri tamamen yok etmek veya ortadan kaldırmak.
Usage Notes (Turkish)
Kelimeler çok güçlü ve resmîdir; daha çok haşere, zararlıların tamamen yok edilmesi veya savaş/soykırım bağlamında kullanılır. Küçük sorunlarda kullanılmaz.
Examples
The company exterminates insects in homes.
Şirket, evlerde böcekleri **yok eder**.
He exterminates rats in the warehouse.
Depoda fareleri **yok eder**.
The government exterminates harmful pests to protect crops.
Hükümet, mahsulleri korumak için zararlı böcekleri **yok eder**.
This spray exterminates bed bugs quickly and effectively.
Bu sprey, tahta kurularını hızlı ve etkili şekilde **yok eder**.
If a virus exterminates the local bee population, it could hurt the whole ecosystem.
Bir virüs yerel arı nüfusunu **yok ederse**, tüm ekosistemi etkileyebilir.
Our neighbor always calls a professional who exterminates cockroaches for her.
Komşumuz daima onun için hamam böceklerini **yok eden** profesyoneli çağırır.