"exorcising" in Turkish
Definition
Bir kişi veya yerden kötü ruhları veya cinleri özel dualar ya da ayinlerle uzaklaştırma işlemi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle dini, ruhsal ya da korku temalarında kullanılır; 'cin', 'kötü ruh', 'perili ev' gibi ifadelerle beraber geçer. Bazen kötü anılardan ya da duygulardan kurtulmak anlamında da kullanılabilir.
Examples
The priest was exorcising the evil spirits from the house.
Rahip, evdeki kötü ruhları **cin çıkararak** kovuyordu.
She believes that exorcising bad energy helps.
Kötü enerjiyi **cin çıkararak** atmanın faydalı olduğuna inanıyor.
He has experience in exorcising haunted places.
Perili yerlerde **cin çıkarma** konusunda deneyimi var.
Some people see therapy as a way of exorcising personal demons.
Bazı insanlar terapinin kişisel şeytanları **kovmanın** bir yolu olduğunu düşünüyor.
The movie showed a priest bravely exorcising a possessed child.
Filmde bir rahip cesurca ele geçirilmiş bir çocuğu **cin çıkararak** kurtarıyordu.
He jokes about exorcising his workspace to get rid of bad luck.
Çalışma alanındaki şanssızlığı **cin çıkararak** yok edeceğiyle ilgili şaka yapıyor.