"exonerates" in Turkish
Definition
Birinin suçsuz olduğunu resmen açıklamak veya birinin sorumluluğunu kaldırmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, hukuki veya haber dilinde kullanılır. 'exonerates someone', 'exonerates from a crime' gibi kalıplarla görülür. 'excuses' (mazeret göstermek) ile karıştırmayın; burada suçsuzluk kanıtlanır.
Examples
The new evidence exonerates her from all charges.
Yeni deliller onu tüm suçlamalardan **beraat ettirir**.
A court often exonerates people when mistakes are found in legal cases.
Bir mahkeme, davalarda hata bulunduğunda genellikle insanları **beraat ettirir**.
The report clearly exonerates the employee.
Rapor çalışanı açıkça **beraat ettirir**.
Sometimes, DNA evidence exonerates someone years after their conviction.
Bazen, DNA kanıtları birini mahkûmiyetinden yıllar sonra **beraat ettirir**.
If the investigation exonerates you, there’s nothing to worry about.
Soruşturma seni **beraat ettirir**se endişelenecek bir şey yok.
The video footage finally exonerates the suspect after months of doubt.
Aylarca süren şüpheden sonra video görüntüleri nihayet şüpheliyi **beraat ettirir**.