Herhangi bir kelime yazın!

"executor" in Turkish

vasiyet yürütücüsü

Definition

Vasiyet yürütücüsü, vasiyetnamede adı geçen ve ölen kişinin mal varlığını dağıtan, hukuki işleri yürüten kişidir.

Usage Notes (Turkish)

'Vasiyet yürütücüsü' hukuki ve resmî bir terimdir, genellikle 'vasiyetin yürütücüsü' şeklinde geçer. 'Cellat' (idar) ve 'yönetici' ile karıştırmayın. Cinsiyete özgü değildir.

Examples

The executor is responsible for reading the will after someone dies.

**Vasiyet yürütücüsü**, birisi vefat ettikten sonra vasiyetin okunmasından sorumludur.

My uncle was named as the executor of my grandmother's estate.

Amcam, büyükannemin mirasının **vasiyet yürütücüsü** olarak atanmıştı.

The court approved Sara as the executor of the will.

Mahkeme, vasiyetin **vasiyet yürütücüsü** olarak Sara’yı onayladı.

As executor, John handled all the paperwork and paid off the debts before distributing the assets.

**Vasiyet yürütücüsü** olarak John, belgelerin hepsini halletti ve varlıkları dağıtmadan önce borçları ödedi.

If you're chosen as an executor, it's important to keep detailed records and follow the instructions in the will carefully.

Eğer **vasiyet yürütücüsü** olarak seçildiyseniz, ayrıntılı kayıt tutmak ve vasiyet talimatlarına dikkatlice uymak önemlidir.

Some people pick a lawyer to be their executor instead of a family member, especially if the estate is complex.

Bazı kişiler, aile üyesi yerine avukatı **vasiyet yürütücüsü** olarak seçer, özellikle miras karmaşıksa.