"excite" in Turkish
Definition
Birini çok mutlu, ilgili veya enerjik hissettirmek. Aynı zamanda güçlü duygular veya tepkiler oluşturmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'excite' daha resmi; günlük dilde 'excited' veya 'exciting' daha çok kullanılır. Genellikle 'interest', 'curiosity' ile kullanılır. Duygu uyandıran şeyler için kullanılır; kişiyi doğrudan anlatmaz.
Examples
The movie will excite the children.
Film çocukları **heyecanlandıracak**.
New ideas always excite me.
Yeni fikirler beni her zaman **heyecanlandırır**.
Loud noises can excite the dog.
Yüksek sesler köpeği **heyecanlandırabilir**.
The announcement really excited everyone at work.
Duyuru işyerindeki herkesi gerçekten **heyecanlandırdı**.
It doesn't take much to excite a crowd at a concert.
Bir konserde kalabalığı **heyecanlandırmak** için çok gerekmez.
A good story can excite your imagination.
İyi bir hikaye hayal gücünü **harekete geçirebilir**.