"exasperated" in Turkish
Definition
Bir sorunu çözememekten dolayı kişinin çok sinirli veya bezmiş hissetmesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
'exasperated' daha resmi veya edebi ortamlarda, güçlü bir sinir veya bıkkınlık için kullanılır, 'annoyed'dan daha yoğundur. Genellikle 'bakış', 'iç çekiş' veya 'ses' ile birlikte geçer. Çok samimi durumlarda kullanılmaz; gayriresmi olarak 'bıkmak' tercih edilir.
Examples
She was exasperated by the constant noise.
Sürekli gürültü onu **çok sinirlendirdi**.
My dad sounded exasperated on the phone.
Babam telefonda **çok sinirli** geliyordu.
The teacher gave an exasperated sigh.
Öğretmen **çok sinirli** bir iç çekiş yaptı.
He threw up his hands, clearly exasperated by our arguments.
Ellerini havaya kaldırdı, tartışmalarımızdan açıkça **bıkmıştı**.
"Are you even listening?" she asked, exasperated.
"Beni dinliyor musun?" diye **çok sinirli** bir şekilde sordu.
By the end of the day, everyone looked totally exasperated.
Günün sonunda herkes tamamen **çok sinirlenmiş** görünüyordu.