Herhangi bir kelime yazın!

"exalted" in Turkish

yüceyüksek (mevki/duygu)

Definition

Birinin veya bir şeyin çok yüksek bir konumda olduğunu, ya da yoğun mutluluk veya hayranlık hislerinin yaşandığını anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi, dini ya da edebi bağlamda kullanılır. 'exalted position', 'exalted feelings' gibi ifadeler sıradanın üstünde bir durumu veya duyguyu anlatır. Gündelik konuşmada nadirdir.

Examples

The ceremony gave the event an exalted atmosphere.

Tören, etkinliğe **yüce** bir atmosfer kattı.

He doesn’t act like someone in an exalted position.

O, **yüce** bir pozisyonda olan biri gibi davranmıyor.

For centuries, poets have written about exalted love and beauty.

Yüzyıllardır şairler **yüce** aşk ve güzellik hakkında yazdı.

He was given an exalted title after many years of work.

Uzun yıllar çalıştıktan sonra ona **yüce** bir unvan verildi.

The king sat on his exalted throne.

Kral, **yüce** tahtında oturuyordu.

She felt exalted after receiving the award.

Ödülü aldıktan sonra kendini **yüce** hissetti.