"everlastingly" in Turkish
Definition
Bir şeyin sonsuza kadar ya da çok uzun süre devam etmesi; aynı zamanda hiç bitmeyen, sürekli tekrarlanan şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren duyulur; daha çok edebi veya şiirsel anlatımlarda kullanılır. Zaman veya monotonluğu vurgulamak için yaklaşımlarıyla birlikte dramatik bir etkisi vardır.
Examples
I’m everlastingly tired of hearing that same story.
Aynı hikayeyi duymaktan **ebediyen** bıktım.
He talked everlastingly, never letting anyone else speak.
O, **sürekli** konuştu, kimseye söz hakkı vermedi.
The mountains stood everlastingly above the valley.
Dağlar, vadi üzerinde **ebediyen** yükseliyordu.
He felt everlastingly grateful for her help.
Onun yardımına karşı **ebediyen** minnettardı.
The baby cried everlastingly all night.
Bebek bütün gece **sürekli** ağladı.
She is everlastingly optimistic, no matter what happens.
O, ne olursa olsun **ebediyen** iyimser.