"escapade" in Turkish
Definition
Eğlenceli, heyecanlı veya biraz riskli olan, bazen yaramazca davranışlar içeren macera.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle mizahi ya da edebi anlatımlarda, hafif riskli ve eğlenceli maceralar için kullanılır; ciddi suçlar için uygun değildir.
Examples
Their summer escapade was a road trip across the country.
Onların yazdaki en büyük **kaçamağı** ülke çapında bir yolculuktu.
The boys' escapade at the abandoned house got them into trouble.
Çocukların terk edilmiş evdeki **serüveni** başlarını belaya soktu.
Every escapade made their friendship stronger.
Her **kaçamak** arkadaşlıklarını daha da güçlendirdi.
That late-night escapade sneaking into the pool was unforgettable.
Gece geç saatte havuza gizlice girdikleri o **kaçamak**, unutulmazdı.
Their wildest escapade included ziplining over a canyon.
En çılgın **serüvenleri**, bir kanyonun üzerinden zipline yapmaktı.
After that little escapade, they promised to be more careful next time.
Bu küçük **kaçamak**tan sonra, bir dahaki sefere daha dikkatli olacaklarına söz verdiler.