Herhangi bir kelime yazın!

"equate" in Turkish

eşitlemekbir tutmak

Definition

İki şeyi aynı, eşit veya birbiriyle ilişkili olarak görmek ya da göstermek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya akademik ortamlarda kullanılır. ‘equate A with B’ kalıbıyla sık geçer. ‘equal’ ile karıştırmayın.

Examples

It is wrong to equate money with happiness.

Parayı mutlulukla **eşitlemek** yanlıştır.

Some people equate success with fame.

Bazı insanlar başarıyı şöhretle **eşitler**.

Never equate your self-worth with your job.

Kendi değerini işinle **eşitleme**.

Parents sometimes equate good grades with intelligence, but it's not always true.

Ebeveynler bazen iyi notları zekayla **bir tutsa** da, bu her zaman doğru değildir.

You can't just equate expensive with better quality.

Sadece pahalıyı daha iyi kaliteyle **eşitleyemezsin**.

Let’s not equate being quiet with being shy; sometimes people are just thinking.

Sessiz olmayı utangaçlıkla **bir tutmayalım**; bazen insanlar sadece düşünüyordur.