"envisaged" in Turkish
Definition
Henüz gerçekleşmemiş bir şeyi ya da gelecekte olabilecek bir durumu zihinde canlandırmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, iş ve planlama bağlamlarında kullanılır; gelecekle ilgili olasılıklar ya da gelişmeler düşünülürken tercih edilir. 'imagine'den daha resmîdir ve hayal kurmak anlamında kullanılmaz.
Examples
She envisaged a world without poverty.
O, yoksulluğun olmadığı bir dünya **öngördü**.
The founder envisaged great success for the company.
Kurucu, şirket için büyük bir başarı **öngördü**.
They envisaged all possible outcomes before making a decision.
Karar vermeden önce tüm olası sonuçları **tasavvur ettiler**.
Honestly, I never envisaged living in another country, but here I am.
Açıkçası, başka bir ülkede yaşayacağımı asla **öngörmemiştim**, ama işte buradayım.
The project turned out bigger than anyone had envisaged.
Proje, kimsenin **öngördüğünden** daha büyük oldu.
It’s hard to fix a problem you never envisaged happening.
Hiç **tasavvur etmediğiniz** bir sorunu çözmek zordur.