"entrust" in Turkish
Definition
Birine önemli bir görev, sorumluluk ya da değerli bir şeyi güvenerek bırakmak.
Usage Notes (Turkish)
'entrust' daha çok resmi, hukuki veya önemli sorumlulukların devrinde kullanılır. Sıklıkla 'entrust someone with something', 'be entrusted to/with' yapılarıyla geçer. Basit güven anlamında kullanılmaz, sorumluluk vermek anlamı taşır.
Examples
I entrust my keys to my neighbor when I travel.
Seyahate çıktığımda anahtarlarımı komşuma **emanet ederim**.
They entrust the project to her because she is very responsible.
Projeyi ona **emanet ediyorlar** çünkü çok sorumlu.
Parents often entrust their children to teachers at school.
Ebeveynler, çocuklarını okulda genellikle öğretmenlere **emanet eder**.
Can I entrust you with this important package?
Bu önemli paketi sana **emanet edebilir miyim**?
We entrusted all our secrets to our best friend.
Bütün sırlarımızı en iyi arkadaşımıza **emanet ettik**.
The company entrusted him with leading the new team.
Şirket, yeni ekibin liderliğini ona **emanet etti**.