"entrap" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi kandırarak ya da hileyle tuzağa düşürmek, kaçamayacak hâle getirmek. Genellikle suç veya yasal durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yasal bağlamlarda sık geçer; 'trap' daha genel ve günlük bir ifadedir. 'entrap' genellikle hile veya adaletsizlik içerir.
Examples
The spider entraps its prey in a web.
Örümcek avını ağıyla **tuzağa düşürür**.
The police tried to entrap the thief with a hidden camera.
Polis gizli kamerayla hırsızı **tuzağa düşürmeye** çalıştı.
Hunters set traps to entrap animals.
Avcılar hayvanları **tuzağa düşürmek** için tuzak kurar.
He claimed that the undercover officer tried to entrap him into committing a crime.
Gizli polis memurunun onu suça **tuzağa düşürmeye** çalıştığını iddia etti.
Some scams are designed to entrap people into giving away personal information.
Bazı dolandırıcılıklar, insanları kişisel bilgilerini vermeye **tuzağa düşürmek** için tasarlanır.
Don't let yourself get entrapped by peer pressure.
Arkadaş baskısıyla **tuzağa düşme**.