Herhangi bir kelime yazın!

"ensuing" in Turkish

sonrakiardından gelen (sonuç olarak)

Definition

Bir olaydan hemen sonra, özellikle onun sonucu olarak meydana gelen şey.

Usage Notes (Turkish)

‘Ensuing’ genellikle yazılı ve resmi bir dilde kullanılır ve bir olaydan hemen sonra ve genelde onun sonucu olarak gelişen başka bir durumu belirtir. ‘The ensuing days’, ‘the ensuing chaos’ gibi ifadelerde geçer. Sadece ‘sıradaki’ veya ‘sonraki’ anlamında kullanmayın.

Examples

The storm lasted for hours, and the ensuing flood damaged many homes.

Fırtına saatlerce sürdü ve **sonraki** sel birçok evi zarar verdi.

He made a mistake at work and was very stressed in the ensuing days.

İşyerinde hata yaptı ve **sonraki** günlerde çok stresliydi.

The argument got louder, and the ensuing silence was uncomfortable.

Tartışma büyüdü, ve **ardından gelen** sessizlik rahatsız ediciydi.

After the announcement, there was a lot of confusion in the ensuing hours.

Duyurudan sonra **sonraki** saatlerde büyük bir kafa karışıklığı yaşandı.

They lost power, and in the ensuing darkness, everyone lit candles.

Elektrik kesildi ve **ardından gelen** karanlıkta herkes mum yaktı.

The team scored, and the ensuing celebration could be heard blocks away.

Takım gol attı ve **ardından gelen** kutlamanın sesi bloklar ötesinden duyuldu.