"engulf" in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da birini aniden ve tamamen sarmak veya kaplamak; ayrıca tamamen yutmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ateş, su, karanlık gibi doğal kuvvetler ya da yoğun duygular için kullanılır. Günlük dilde 'yutmak', 'kaplamak' daha yaygındır.
Examples
The waves engulfed the small boat.
Dalgalar küçük tekneyi **yuttu**.
Flames engulfed the building in minutes.
Alevler binayı dakikalar içinde **sarıp yuttu**.
Darkness engulfed the city after the power went out.
Elektrik kesilince şehri karanlık **kapladı**.
She was engulfed by a wave of sadness when she heard the news.
Haberi duyunca bir üzüntü dalgası onu **sardı**.
Guilt can engulf you if you don't forgive yourself.
Kendini affetmezsen suçluluk seni **yutabilir**.
Suddenly, smoke began to engulf the entire hallway.
Birdenbire tüm koridoru duman **kaplamaya başladı**.