Herhangi bir kelime yazın!

"engendering" in Turkish

meydana getirmekoluşturmak

Definition

Özellikle duygu, düşünce veya bir durumu ortaya çıkarmak ya da sebep olmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle akademik veya resmi bağlamlarda, soyut kavramlar için kullanılır ('güven oluşturmak' gibi). Fiziksel nesneler için tercih edilmez.

Examples

The teacher hoped the lesson would be engendering curiosity in students.

Öğretmen, dersin öğrencilerde **merak oluşturmasını** umdu.

The new policy is engendering debate in the community.

Yeni politika toplulukta **tartışma meydana getiriyor**.

His actions were engendering fear among the employees.

Onun davranışları çalışanlar arasında **korku oluşturuyordu**.

The documentary ended up engendering a lot of sympathy for the victims.

Belgesel sonunda mağdurlara karşı çokça **sempati oluşturdu**.

By engendering respect, the leader brought the team together.

Lider, **saygı oluşturarak** takımı bir araya getirdi.

Social media is engendering new forms of connection between people worldwide.

Sosyal medya, dünya çapında insanlar arasında yeni bağlantı biçimleri **oluşturuyor**.