Herhangi bir kelime yazın!

"encircling" in Turkish

çevreleyenkuşatan

Definition

Bir şeyin etrafını tamamen saran veya dairesel şekilde çevreleyen durumdur. Genellikle bir merkezi çevreleyen nesne ya da insan topluluğu için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya edebi anlatımlarda tercih edilir. 'encircling wall', 'encircling arms' gibi ifadelerde sıkça görülür.

Examples

The river forms an encircling loop around the island.

Nehir adanın etrafında **çevreleyen** bir döngü oluşturuyor.

The encircling wall protected the old city.

**Çevreleyen** duvar eski şehri koruyordu.

They drew an encircling line on the map.

Haritada **çevreleyen** bir hat çizdiler.

An encircling crowd gathered to watch the performance.

**Çevreleyen** kalabalık performansı izlemek için toplandı.

She felt a sense of peace from her grandmother’s encircling arms.

Büyükanne'sinin **çevreleyen** kollarından huzur hissetti.

Mist was encircling the mountain peak at dawn.

Şafakta sis dağın tepesini **çevreliyordu**.