"emphasising" in Turkish
Definition
Bir konuya özel önem veya dikkat çekmek, üzerinde durmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, açıklayıcı veya ikna edici ifadelerde yaygındır. 'Bir konunun önemini vurgulamak' gibi ifadelerde sıkça geçer.
Examples
The teacher kept emphasising the main idea of the lesson.
Öğretmen dersin ana fikrini sürekli **vurguluyordu**.
She is always emphasising healthy eating.
O her zaman sağlıklı beslenmeyi **vurgular**.
The coach was emphasising practice over talent.
Antrenör, yetenekten çok antrenmanın üzerinde **duruyordu**.
I’m not emphasising the negatives—just being honest.
Ben olumsuzları **vurgulamıyorum**—sadece dürüstüm.
Politicians are always emphasising their achievements.
Siyasetçiler her zaman başarılarını **vurgular**.
By emphasising teamwork, the manager boosted morale.
Yönetici, ekip çalışmasını **vurgulayarak** motivasyonu artırdı.