"embouchure" in Turkish
Definition
Bir müzisyenin nefesli veya bakır nefesli çalgı çalarken ağız ve dudak şeklini aldığı pozisyon; ayrıca bir nehrin denize ya da göle döküldüğü ağız kısmına verilen isimdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle müzikte kullanılır ('trompet embouchure'u', 'doğru embouchure'), coğrafyada teknik terimdir; gündelik dilde nadirdir.
Examples
The flute player practiced her embouchure every day.
Flütçü her gün **embouchure** çalıştı.
A good embouchure is important for playing the trumpet.
Trompet çalmak için iyi bir **embouchure** önemlidir.
The river’s embouchure is near the coast.
Nehir **ağzı** kıyıya yakındır.
If your embouchure is too tight, the sound will be sharp and thin.
**Embouchure**'ünüz çok sıkıysa, ses ince ve tiz olur.
She struggled to form a proper embouchure for her new saxophone.
Yeni saksofonu için doğru **embouchure** oluşturmakta zorlandı.
There's a small fishing village right at the river's embouchure.
Nehir **ağzı**nın hemen yanında küçük bir balıkçı köyü var.