"embezzle" in Turkish
Definition
Bir kurum veya şirkette sorumlu olunan parayı gizlice ve yasa dışı olarak kendi çıkarı için almak.
Usage Notes (Turkish)
Yasal ve mali ortamlarda kullanılır; güvenilen birinin para çalması anlamına gelir. 'Fon zimmete geçirmek' gibi kullanılır, sıradan hırsızlık için kullanılmaz.
Examples
He was arrested for trying to embezzle company funds.
Şirketin fonlarını **zimmetine geçirmeye** çalışmaktan tutuklandı.
It is illegal to embezzle money from your workplace.
İş yerinden para **zimmetine geçirmek** yasadışıdır.
The accountant tried to embezzle a large amount of money.
Muhasebeci, büyük miktarda parayı **zimmetine geçirmeye** çalıştı.
The director got away with embezzling thousands before anyone noticed.
Yönetici, kimse fark etmeden binlerce lirayı **zimmetine geçirdi**.
People trusted her, but she used her position to embezzle from the charity.
İnsanlar ona güveniyordu ancak o, pozisyonunu kullanarak hayır kurumundan **zimmetine geçirdi**.
He was fired after they discovered he had embezzled over five years.
Beş yıl boyunca **zimmetine geçirdiği** ortaya çıkınca kovuldu.