"embarrasses" in Turkish
Definition
Birini başkalarının önünde utanç veya sıkıntı hissetmesine neden olmak.
Usage Notes (Turkish)
'Utandırır' genellikle topluluk önünde kullanılır; 'dalga geçmek'ten daha resmidir, 'rezil etmek'ten hafiftir. 'Beni utandırır' gibi nesneyle kullanılır.
Examples
He always embarrasses me in front of my friends.
O her zaman arkadaşlarımın önünde beni **utandırır**.
Loud music embarrasses her at quiet restaurants.
Yüksek sesli müzik, sessiz restoranlarda onu **utandırır**.
This photo embarrasses him a lot.
Bu fotoğraf onu çok **utandırır**.
It really embarrasses me when people sing 'Happy Birthday' to me in public.
İnsanlar açıkça bana 'Happy Birthday' söylediğinde gerçekten **utanırım**.
She never embarrasses her kids in front of others.
O, çocuklarını başkalarının önünde asla **utandırmaz**.
Sometimes his sense of humor embarrasses his coworkers.
Bazen onun espri anlayışı iş arkadaşlarını **utandırır**.