"emasculating" in Turkish
Definition
Bir erkeğin kendini daha az erkek, güçlü ya da özgüvensiz hissetmesine neden olan söz, davranış ya da durumları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ilişkilerde ve toplumsal ortamlarda erkeğin özgüvenini ya da erkekliğini zedeleyen tutumlar için kullanılır. Olumsuz ve küçültücü bir anlam taşır. Fiziksel anlamı yoktur.
Examples
He finds it emasculating when people question his abilities.
İnsanlar onun yeteneklerini sorguladığında bunu çok **erkekliğini zedeleyen** buluyor.
Some jokes can be really emasculating to men.
Bazı şakalar erkekler için gerçekten **erkekliğini zedeleyen** olabilir.
Being ignored at work felt very emasculating to him.
İşyerinde görmezden gelinmek onun için çok **erkekliğini zedeleyen** hissettirdi.
She didn't mean for her comment to be emasculating, but he took it personally.
Yorumunun **erkekliğini zedeleyen** olmasını istememişti ama o bunu kişisel algıladı.
The constant criticism from his parents felt incredibly emasculating.
Anne babasının sürekli eleştirisi onun için inanılmaz derecede **erkekliğini zedeleyen** geldi.
For some men, asking for help can feel emasculating, even when it's needed.
Bazı erkekler için yardım istemek, gerekli olsa bile, **erkekliğini zedeleyen** gibi hissedilebilir.