Herhangi bir kelime yazın!

"emancipation" in Turkish

özgürleşmeemancipation (hukuksal)

Definition

Kontrolden, baskıdan veya kısıtlamalardan, özellikle yasal, toplumsal veya siyasi sınırlamalardan kurtulma eylemi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hukuki, tarihsel veya toplumsal bağlamlarda kullanılır; örneğin 'kölelerin özgürleşmesi', 'ebeveyn otoritesinden emancipation'. Günlük konuşmada yaygın değildir.

Examples

The emancipation of women has changed many societies.

Kadınların **özgürleşmesi** birçok toplumu değiştirdi.

Abraham Lincoln signed the Emancipation Proclamation in 1863.

Abraham Lincoln 1863 yılında **Emancipation** Bildirgesi'ni imzaladı.

They celebrated their emancipation from colonial rule.

Onlar, sömürge yönetiminden **özgürleşmelerini** kutladılar.

The fight for emancipation was long and difficult, but it finally brought freedom.

**Özgürleşme** mücadelesi uzun ve zorluydu ama sonunda özgürlük getirdi.

After legal emancipation, young people can make their own decisions.

Yasal **özgürleşme** sonrası gençler kendi kararlarını verebilir.

The concept of emancipation means more than just physical freedom; it also includes equal rights and opportunities.

**Emancipation** kavramı yalnızca fiziksel özgürlük anlamına gelmez; eşit haklar ve fırsatları da içerir.