"emanate from" in Turkish
Definition
Bir kaynaktan çıkmak ya da yayılmak; genellikle bir yerden gelen ses, koku, ışık ya da duygu için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi veya edebi bir ifadedir; daha çok soyut şeyler (fikir, ses, koku) için kullanılır. İnsanların bir yerden fiziksel olarak çıkması için kullanılmaz.
Examples
A sweet smell emanated from the kitchen.
Tatlı bir koku **mutfaktan yayıldı**.
Music emanated from the speakers.
Müzik **hoparlörden çıkıyordu**.
A warm light emanated from the lamp.
Sıcak bir ışık **lambadan yayılıyordu**.
Laughter emanated from the back of the classroom, breaking the silence.
Kahkahalar **sınıfın arkasından yükselerek** sessizliği bozdu.
A feeling of excitement emanated from the crowd during the final match.
Final maçında kalabalıktan bir heyecan **yayılıyordu**.
A strange glow emanated from the old painting, catching everyone’s attention.
Eski tablodan garip bir parıltı **yayılıyordu**, herkesin dikkatini çekti.