Herhangi bir kelime yazın!

"elucidate" in Turkish

açıklığa kavuşturmakaydınlatmak

Definition

Bir konuyu ayrıntılı şekilde açıklayarak daha anlaşılır ve net hale getirmek. Genellikle resmi ya da akademik ortamlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve akademik ortamlarda sıkça kullanılır. 'clarify' dan farklı olarak, derinlemesine ve detaylı açıklama gerektiğinde tercih edilir. 'further elucidate' şeklinde de sık kullanılır.

Examples

Can you elucidate your point for the class?

Sınıfa düşünceni **açıklığa kavuşturabilir** misin?

The teacher tried to elucidate the concept with examples.

Öğretmen, kavramı örneklerle **açıklığa kavuşturmaya** çalıştı.

Let me elucidate this process for you.

Bu süreci senin için **açıklığa kavuşturayım**.

The scientist took extra time to elucidate the results during her presentation.

Bilim insanı, sunumunda sonuçları **açıklığa kavuşturmak** için fazladan zaman ayırdı.

His thorough explanation really helped to elucidate the difficult topic.

Onun detaylı açıklaması, zor konuyu gerçekten **aydınlattı**.

I’d appreciate it if you could elucidate what you mean by that statement.

Bu ifadeyle ne demek istediğini **açıklığa kavuşturursan** memnun olurum.