"electrify" in Turkish
Definition
Bir şeye elektrik vermek ya da birini çok heyecanlandırmak ve enerjik yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda elektrik sağlama hem de bir ortamı veya insanları heyecanlandırmada kullanılır ('kalabalığı elektriklendirmek').
Examples
They will electrify the new train line next year.
Gelecek yıl yeni tren hattını **elektriklendirecekler**.
The performers electrified the audience with their energy.
Sanatçılar enerjileriyle izleyiciyi **heyecanlandırdı**.
Many farms were electrified in the 20th century.
20. yüzyılda birçok çiftlik **elektriklendirildi**.
Her speech electrified everyone in the room.
Onun konuşması odadaki herkesi **heyecanlandırdı**.
Upgrading to electrified buses will reduce pollution downtown.
**Elektrikli** otobüslere geçmek şehir merkezinde kirliliği azaltacak.
The final song really electrified the crowd and ended the show on a high note.
Final şarkısı gerçekten kalabalığı **heyecanlandırdı** ve gösteriyi en iyi şekilde bitirdi.