"drop into" in Turkish
Definition
Kısa süreliğine, genellikle plansızca bir yere gitmek veya uğramak demektir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde, mağaza, kafe veya birinin evi gibi yerlere kısa süreliğine gidildiğinde kullanılır. 'drop in' ile karıştırmayın, çünkü o kişiler için kullanılır.
Examples
I will drop into the bakery after work.
İşten sonra fırına **uğrayacağım**.
You can drop into my office anytime.
İstediğin zaman ofisime **uğrayabilirsin**.
She likes to drop into new cafés on weekends.
O, hafta sonları yeni kafelere **uğramayı** sever.
Let's drop into that little bookstore before we go home.
Eve gitmeden önce şu küçük kitabevine **uğrayalım**.
I just dropped into his house to say hi.
Sadece selam vermek için evine **uğradım**.
If you ever feel bored, just drop into our club.
Eğer canın sıkılırsa, kulübümüze **uğra**.