"drive to do" in Turkish
Definition
Bir şeyi başarmak ya da harekete geçmek için kişiyi iten güçlü bir istek veya motivasyon.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle içsel güç, tutku veya hırsı ifade eder: 'drive to succeed', 'drive to improve' gibi. 'have', 'lack', 'show' gibi fiillerle sık kullanılır. Temel 'istemek'ten daha güçlü ve resmidir.
Examples
She has a strong drive to do better at school.
Okulda daha iyi olmak için güçlü bir **motivasyonu** var.
John's drive to do his job well impresses everyone.
John’un işini iyi yapma **motivasyonu** herkesi etkiliyor.
Not everyone has the drive to do what you did.
Herkeste senin yaptığını yapacak **motivasyon** yoktur.
Her drive to do more than expected got her promoted quickly.
Beklenenden fazlasını yapma **motivasyonu** sayesinde hızla terfi etti.
If you don't have the drive to do something, it's hard to succeed.
Bir şeyi yapacak **motivasyona** sahip değilsen, başarılı olmak zordur.
That drive to do things differently is what makes him stand out.
Farklı yapma **arzusu** onu özel kılıyor.