"draw in" in Turkish
Definition
Birini cezbetmek ya da dahil etmek; ayrıca özellikle bir taşıtın durağa yaklaşmasını belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle müşteri çekmek, insanları katmak veya taşıtın gelmesi anlamında kullanılır. 'draw on' ve 'draw out' ile karıştırılmamalı.
Examples
The free samples draw in many customers.
Ücretsiz numuneler birçok müşteriyi **cezbediyor**.
The teacher tried to draw in all the students into the discussion.
Öğretmen, tüm öğrencileri tartışmaya **katmaya** çalıştı.
The train drew in at 8 o’clock.
Tren saat 8'de **yanaştı**.
A catchy song can really draw in a crowd at a concert.
Aklı kalıcı bir şarkı konserlerde kalabalığı kolayca **cezbedebilir**.
He likes to draw in people with his stories, making everyone feel welcome.
Hikayeleriyle insanları **cezbetmeyi** sever, herkesi hoş karşılanmış hissettirir.
It’s getting dark earlier—autumn nights really draw in fast.
Erken kararıyor—sonbahar geceleri gerçekten hızlı **yanaşıyor**.