"dramatize" in Turkish
Definition
Bir durumu gerçekte olduğundan daha heyecanlı, önemli veya ciddi göstermek ya da gerçek bir olayı tiyatroya, filme ya da oyuna uyarlamak.
Usage Notes (Turkish)
'dramatize a story' bir hikâyeyi tiyatroya uyarlamak, 'dramatize the situation' ise durumu abartmak anlamına gelir. Gündelik kullanımda bazen olumsuz bir anlam taşıyabilir.
Examples
The movie dramatizes a true story.
Bu film, gerçek bir hikâyeyi **dramatize etti**.
Please don't dramatize the problem.
Lütfen problemi **abartma**.
He likes to dramatize everything he says.
O, söylediği her şeyi **dramatize etmeyi** sever.
You don't have to dramatize every little mistake—it happens to everyone.
Her küçük hatayı **abartmana** gerek yok—herkesin başına gelebilir.
That book was dramatized for television last year.
O kitap geçen yıl televizyon için **dramatize edildi**.
She tends to dramatize situations when she's stressed out.
Stresliyken durumları **abartma** eğiliminde.