Herhangi bir kelime yazın!

"dowser" in Turkish

su arayıcısıçubukçu

Definition

Çubuk veya benzeri aletlerle, geleneksel yöntemlere dayalı olarak yeraltı suyu ya da mineraller bulmaya çalışan kişidir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle halk inançları veya sahte bilim bağlamında kullanılır. 'Su arayıcısı' en yaygın kullanımıdır. Bilimsel yazışmalarda dikkatli kullanılmalı, nadiren geçer.

Examples

The dowser walked slowly holding a Y-shaped stick.

**Su arayıcısı** Y şeklindeki bir çubuğu tutarak yavaşça yürüdü.

A dowser can be hired to search for underground water.

Yeraltı suyu aramak için bir **su arayıcısı** tutulabilir.

The village trusted the dowser to find a well.

Köy, kuyu bulmak için **su arayıcısı**na güvendi.

My grandfather once claimed the local dowser found water on their land.

Dedem, bir keresinde yerel **su arayıcısı**nın arazilerinde su bulduğunu iddia etti.

Many people are skeptical about what a dowser can really do.

Birçok kişi, **su arayıcısı**nın gerçekten ne yapabileceğine şüpheyle bakıyor.

They brought in a dowser before drilling any wells, just to be sure.

Her ihtimale karşı, kuyu kazmadan önce bir **su arayıcısı** getirdiler.