"downing" in Turkish
Definition
Bir şeyi veya birini zorla yere indirmek veya bir şeyi bir seferde hızlıca yutmak, içmek ya da yemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmi bir ifade. 'downing a drink' hızlıca içmek, 'downing an opponent' ise rakibi devirmek anlamında kullanılır. Yavaşça yemek veya içmek için kullanılmaz.
Examples
He is downing his glass of water quickly.
Suyunu hızla **bir seferde içiyor**.
The team celebrated after downing their rivals in the final.
Takım, finalde rakiplerini **devirip** kutladı.
The storm was downing trees across the city.
Fırtına şehirdeki ağaçları **deviriyordu**.
She impressed everyone by downing her coffee in one go.
Kahvesini **bir seferde içerek** herkesi etkiledi.
The pilot reported downing two enemy aircraft during the mission.
Pilot görev sırasında iki düşman uçağını **düşürdüğünü** bildirdi.
After downing his burger, Tom grabbed some fries for dessert.
Tom, burgerini **bir seferde yedikten** sonra tatlı için biraz patates kızartması aldı.