"downhearted" in Turkish
Definition
Bir hayal kırıklığı sonrası üzüntülü veya umutsuz hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve edebi metinlerde kullanılır; günlük konuşmada yaygın değildir. ‘Heartbroken’ kadar yoğun değildir.
Examples
She felt downhearted after failing her exam.
Sınavı geçemeyince kendini **morali bozuk** hissetti.
Don't be downhearted; you can try again next time.
**Morali bozuk** olma; bir dahaki sefere tekrar deneyebilirsin.
He looked downhearted when he heard the bad news.
Kötü haberi duyunca **morali bozuk** görünüyordu.
I was pretty downhearted after the interview didn’t go well.
Mülakat iyi geçmeyince oldukça **morali bozuk** hissettim.
It’s easy to get downhearted when life gets tough, but things can improve.
Hayat zorlaştığında **morali bozuk** olmak kolaydır, ama işler düzelebilir.
Even the most optimistic people can feel downhearted sometimes.
En iyimser insanlar bile bazen **morali bozuk** hissedebilirler.