"double up" in Turkish
Definition
Bir başkasıyla alanı paylaşmak, acıdan ya da gülmekten aniden bükülmek veya bir şeyi iki kat yapmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan bir deyimdir. 'double up with someone': biriyle alan paylaşmak, 'double up in pain': acıyla iki büklüm olmak, 'double up on homework': ödevi iki kat yapmak. 'double down' ile karıştırmayın.
Examples
We had to double up and share beds at the hotel.
Otelde **yatağı paylaşmak zorunda kaldık**.
She doubled up in pain after twisting her ankle.
Bileğini burktuktan sonra **acıdan iki büklüm oldu**.
If there aren’t enough chairs, we’ll have to double up.
Yeterli sandalye yoksa, **birlikte oturmak zorunda kalacağız**.
Do you mind if I double up with you for the project?
Bu proje için seninle **eşleşsem sorun olur mu**?
He doubled up with laughter at the joke.
Şakaya öyle güldü ki **iki büklüm oldu**.
I think I’ll double up on vitamins this week since I feel tired.
Bu hafta yorgun olduğum için **iki kat vitamin alacağım** sanırım.