"don't give a hoot" in Turkish
Definition
Bir konuya hiç aldırmamak veya tamamen kayıtsız kalmak için kullanılan bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ve biraz eski moda bir deyiştir; gündelik konuşmada, yakın çevrede kullanılır. Resmi durumlar için uygun değildir.
Examples
I don't give a hoot about what people think.
Başkalarının ne düşündüğü **umrumda değil**.
She doesn't give a hoot about school rules.
O, okul kurallarını **umursamıyor**.
We don't give a hoot if it's raining or not.
Yağmur yağsa da yağmasa da **umrumuzda değil**.
Honestly, I don't give a hoot who wins the game.
Dürüst olmak gerekirse, oyunu kimin kazandığı **umrumda değil**.
They act like they don't give a hoot, but secretly they care a lot.
Sanki **umurlarında değilmiş** gibi davranıyorlar ama aslında çok önemsiyorlar.
If you don't give a hoot about politics, that’s totally fine.
Siyaset **umrunda değilse**, bu tamamen normal.