"doctrinal" in Turkish
Definition
Belirli bir inanç, ilke veya öğretinin temelini alan ya da bunlarla ilgili olan; özellikle dini veya felsefi alanlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî, akademik veya dinî alanlarda kullanılır. Pratikten ziyade ilkeler üzerinde durur; günlük konuşmalarda nadiren geçer.
Examples
There are doctrinal differences between the two churches.
İki kilise arasında **doktriner** farklılıklar var.
Her views are strictly doctrinal.
Onun görüşleri tamamen **doktriner**dir.
This book explains the church's doctrinal statements.
Bu kitap, kilisenin **doktriner** beyanlarını açıklıyor.
The debate got heated over some small doctrinal issues.
Tartışma, bazı küçük **doktriner** meseleler yüzünden alevlendi.
He’s less interested in doctrinal purity and more focused on community.
O, **doktriner** saflıkla daha az ilgileniyor ve topluluğa daha fazla odaklanıyor.
Their disagreement is mainly doctrinal, not personal.
Onların anlaşmazlığı esas olarak **doktriner**, kişisel değil.