"divergent" in Turkish
Definition
Birbirinden farklı yönlere giden veya birbirinden oldukça farklı olan şeyleri tanımlar. Genellikle fikir, yol veya stil ayrılığı için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya akademik bağlamda; keskin fikir veya yol ayrılığı için uygundur. Nesnelerin fiziksel ayrılması için kullanılmaz.
Examples
Their opinions on the project are divergent.
Projeyle ilgili görüşleri **farklı**.
The two roads become divergent after the river.
Nehirden sonra iki yol **birbirinden ayrılan** hale gelir.
Their divergent interests made collaboration difficult.
**Farklı** ilgi alanları işbirliğini zorlaştırdı.
We have divergent tastes in music, so we rarely agree on what to play.
Müzik zevklerimiz **farklı**, bu yüzden ne çalacağımıza nadiren karar verebiliyoruz.
Their paths became divergent after college, leading them to very different careers.
Üniversiteden sonra yolları **birbirinden ayrıldı** ve bambaşka kariyerlere yöneldiler.
The debate highlighted their divergent ways of thinking about the issue.
Tartışma, konuyla ilgili **farklı** düşünme biçimlerini ortaya koydu.