"distrustful" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye güvenmeme, başkalarının dürüstlüğünden veya niyetlerinden şüphe etme durumu.
Usage Notes (Turkish)
'distrustful of...' kalıbıyla sıkça kullanılır; örn: 'distrustful of strangers'. Güvensizlik vurgusu var, 'paranoid' kadar güçlü değil.
Examples
The child was distrustful of new people.
Çocuk yeni insanlara karşı **güvensizdi**.
He is distrustful of anything he reads online.
İnternette okuduğu her şeye karşı **kuşkucu**.
She grew distrustful after being lied to.
Kendisine yalan söylendikten sonra **güvensiz** olmaya başladı.
People are often distrustful of politicians' promises.
İnsanlar genellikle politikacıların vaatlerine karşı **güvensiz** olur.
After what happened, I'm pretty distrustful of his intentions.
Olanlardan sonra, onun niyetlerinden oldukça **kuşkuluyum**.
You seem a bit distrustful today—everything okay?
Bugün biraz **güvensiz** görünüyorsun—her şey yolunda mı?