"distant" in Turkish
Definition
Mekan veya zaman olarak uzak olan bir şeyi; ayrıca duygusal olarak soğuk ya da mesafeli kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel, hem de duygusal uzaklık için kullanılır: 'uzak köy', 'uzak akraba', 'mesafeli ilişki'. 'farklı' kelimesinden farklıdır.
Examples
The school is distant from my house.
Okul, evimden **uzak**.
She looked distant during dinner.
Akşam yemeğinde **mesafeli** görünüyordu.
That happened in the distant past.
Bu, **uzak** geçmişte oldu.
Ever since he changed jobs, he's been a little distant.
İşini değiştirdiğinden beri biraz **mesafeli** oldu.
We're only distant relatives, but she still invites me every year.
Sadece **uzak** akrabayız ama yine de her yıl davet ediyor.
At first he seemed distant, but he's actually really kind once you know him.
İlk başta **mesafeli** görünüyordu, ama tanıyınca aslında çok nazik biri.