"dissembling" in Turkish
Definition
Kişinin gerçek duygularını veya niyetlerini saklayıp, başka bir şeymiş gibi davranmasıdır. Genellikle aldatıcı bir tavır anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada nadiren, daha çok resmi veya edebi dillerde kullanılır. 'Niyet,' 'amaç,' gibi kelimelerle birlikte kullanılır ve genellikle olumsuz bir anlam taşır.
Examples
His dissembling made it hard to trust him.
Onun **ikiyüzlülüğü** ona güvenmeyi zorlaştırıyordu.
She was dissembling her real feelings.
Gerçek hislerini **gizliyordu**.
People accused him of dissembling the truth.
İnsanlar onu gerçeği **gizlemekle** suçladılar.
Behind his smile, he was always dissembling his intentions.
Gülümsemesinin ardında daima gerçek niyetini **gizliyordu**.
Even when cornered, she kept dissembling with clever words.
Köşeye sıkışsa bile, akıllı sözlerle **gizlemeye** devam etti.
Politicians are often accused of dissembling to win support.
Siyasetçilerin, destek kazanmak için sıkça **ikiyüzlülük** yaptıkları söylenir.