Herhangi bir kelime yazın!

"disproportionate" in Turkish

orantısız

Definition

Bir şeyin miktarı, boyutu ya da etkisi başka bir şeye göre çok fazla ya da çok az olduğunda kullanılır. Denge eksikliğini ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya nötr bir kelimedir, adaletsiz dengesizlikleri tarif etmek için sıkça kullanılır ('orantısız ceza' gibi). Fiziksel şekiller için kullanılmaz.

Examples

The punishment was disproportionate to the crime.

Ceza, suça göre **orantısızdı**.

Spending so much money on a simple party seems disproportionate.

Basit bir partiye bu kadar çok para harcamak **orantısız** görünüyor.

Her reaction was disproportionate to the news.

Haber karşısında onun tepkisi **orantısızdı**.

There was a disproportionate number of adults compared to children at the event.

Etkinlikte çocuklara kıyasla **orantısız** sayıda yetişkin vardı.

People sometimes respond in disproportionate ways when they are stressed.

İnsanlar bazen stresliyken **orantısız** tepkiler verir.

The media gave disproportionate attention to the minor incident.

Medya, küçük olaya **orantısız** ilgi gösterdi.