Herhangi bir kelime yazın!

"dispersing" in Turkish

dağıtmakyaymak

Definition

Bir şeyi veya insanları geniş bir alana yaymak veya farklı yönlere dağılmasını sağlamak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle parçacıklar (duman, tohum), kalabalıklar veya sıvılar için kullanılır. Çoğunlukla resmi ya da bilimsel bir terimdir. Pasif yapıda sık görülür: 'is being dispersed'. 'Dissolving' veya 'spreading' ile karıştırmayın.

Examples

The wind is dispersing the seeds across the field.

Rüzgar, tohumları tarlaya **dağıtıyor**.

The police are dispersing the crowd after the concert.

Polis konserden sonra kalabalığı **dağıtıyor**.

Sunlight is dispersing through the clouds.

Güneş ışığı bulutların arasında **dağılıyor**.

After the speech, people started dispersing in all directions.

Konuşma bittikten sonra, insanlar her yöne **dağılmaya** başladı.

They used fans for dispersing the smoke quickly.

Dumanı hızlıca **dağıtmak** için vantilatör kullandılar.

The news was dispersing so fast that everyone knew in minutes.

Haberler o kadar hızlı **yayılıyordu** ki herkes birkaç dakika içinde öğrendi.