"disingenuous" in Turkish
Definition
Bir kişi samimi değil veya dürüst davranmıyorsa, genellikle gerçeği gizler ya da bilmezmiş gibi yapar.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi veya eleştirel durumlarda kullanılır. 'Dishonest' kadar ağır değildir; daha çok insanları yanıltmak ama doğrudan yalan söylememek anlamına gelir.
Examples
It was disingenuous of him to say he didn't know about the problem.
Onun bu sorundan haberi olmadığını söylemesi **samimi olmayan** bir davranıştı.
Her answer sounded disingenuous to the teacher.
Cevabı öğretmene **samimi olmayan** geldi.
Don't be disingenuous; just tell the truth.
**Samimi olmayan** olma; doğruları söyle.
He gave a disingenuous apology just to end the argument.
Tartışmayı sonlandırmak için **samimi olmayan** bir özür diledi.
Her smile seemed a bit disingenuous when she congratulated me.
Beni tebrik ederken gülümsemesi biraz **samimi olmayan** görünüyordu.
Politicians are often accused of being disingenuous during debates.
Siyasetçilere tartışmalar sırasında **samimi olmamakla** sıkça suçlama yöneltilir.