"disarming" in Turkish
Definition
İnsanın şüphe veya öfkesini azaltıp ortamı yumuşatan, samimi ve sıcak hava oluşturan özellik.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla olumlu ve övgü amaçlı kullanılır; 'disarming smile' (yatıştırıcı gülümseme) gibi isimlerden önce gelir. Gerçek anlamda silahsızlandırma için kullanılmaz.
Examples
Her disarming smile made everyone feel comfortable.
Onun **yatıştırıcı** gülümsemesi herkesi rahat hissettirdi.
The teacher has a disarming way of talking to students.
Öğretmenin öğrencilerle konuşurken **yatıştırıcı** bir tarzı var.
His disarming honesty surprised me.
Onun **yatıştırıcı** dürüstlüğü beni şaşırttı.
There's something disarming about how she admits her mistakes so easily.
Hatalarını bu kadar kolay kabul etmesinde **yatıştırıcı** bir şey var.
His disarming charm won over even the harshest critics.
Onun **yatıştırıcı** çekiciliği en sert eleştirmenleri bile etkiledi.
It was her disarming laughter that broke the tension in the room.
Odada gerginliği bozan onun **yatıştırıcı** kahkahasıydı.