"detainee" in Turkish
Definition
Gözaltındaki kişi, genellikle suç şüphesiyle veya güvenlik gerekçesiyle yetkililer tarafından tutulan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve hukuki dilde kullanılır; günlük konuşmada sık değildir. 'Prisoner' yani hükümlüden farklıdır; 'gözaltındaki kişi' henüz suçlu sayılmaz.
Examples
The detainee was questioned by the police.
Polis, **gözaltındaki kişiyi** sorguladı.
Each detainee has the right to a lawyer.
Her **gözaltındaki kişi**nin bir avukata hakkı vardır.
The camp holds more than 100 detainees.
Kamp, 100'den fazla **gözaltındaki kişiyi** barındırıyor.
Lawyers are fighting to improve conditions for detainees in the facility.
Avukatlar, tesisteki **gözaltındaki kişilerin** koşullarını iyileştirmek için mücadele ediyor.
Many detainees have not been charged with a crime yet.
Birçok **gözaltındaki kişi** henüz herhangi bir suçla suçlanmadı.
Reports show that some detainees are being held for political reasons.
Raporlara göre bazı **gözaltındaki kişiler** siyasi sebeplerle tutuluyor.