"detained" in Turkish
Definition
Yetkililer (genellikle polis) tarafından bir yerde tutulmak ve ayrılmaya izin verilmemek. Başka bir nedenle de gecikmek veya alıkonulmak anlamına gelebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, yasal veya haber bağlamlarında kullanılır. 'Detained' ile 'arrested'i karıştırmayın; 'detained' olmak suçlama anlamına gelmeyebilir.
Examples
The police detained the man for questioning.
Polis, adamı sorgulamak için **gözaltına aldı**.
The students were detained after school.
Öğrenciler okuldan sonra **alıkonuldu**.
Travelers were detained at the border.
Yolcular sınırda **gözaltına alındı**.
She was detained at work and arrived home late.
İş yerinde **geciktirildi** ve eve geç geldi.
Several protesters were detained but released later that day.
Birkaç protestocu **gözaltına alındı**, ama aynı gün serbest bırakıldı.
Sorry I’m late, I was detained by a long meeting.
Geç kaldığım için üzgünüm, uzun bir toplantı beni **alıkoydu**.