"denigrates" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi haksızca eleştirmek veya itibarını zedeleyecek şekilde konuşmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve halka açık ortamlarda, adil olmayan ve zarar vermeyi amaçlayan eleştirileri anlatmak için kullanılır. Çoğunlukla 'birinin işini/görüşünü/karakterini aşağılamak' şeklinde geçer. 'Eleştirmek'ten daha olumsuz bir anlamı vardır.
Examples
He denigrates his coworkers when he talks to the boss.
Patronla konuşurken iş arkadaşlarını **aşağılar**.
She denigrates other people's ideas during meetings.
Toplantılarda başkalarının fikirlerini **aşağılar**.
The article denigrates the work of the artist.
Makale sanatçının çalışmalarını **karalıyor**.
Don't trust people who constantly denigrate others just to make themselves look better.
Sürekli başkalarını **aşağılayarak** kendini iyi gösterenlere güvenme.
It's unfair how the review denigrates all the hard work the team put in.
İncelemenin tüm ekibin emeğini **aşağılaması** adil değil.
Whenever someone achieves something, there's always a critic who denigrates their success.
Biri bir şey başardığında, başarılarını **aşağılayan** bir eleştirmen mutlaka vardır.