"demoralizing" in Turkish
Definition
Bir şey moral bozucuysa, kişinin güvenini, umudunu veya motivasyonunu kaybetmesine sebep olur. Umutsuz ve devam etmekte zorlanır bir hale getirir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kişinin moralini veya motivasyonunu azaltan deneyimler veya olaylarda kullanılır. 'Demoralizing defeat' örneğinde olduğu gibi sadece üzmek değil, moral bozmak anlamındadır.
Examples
Losing every game can be demoralizing for a team.
Her maçı kaybetmek bir takım için çok **moral bozucu** olabilir.
The demoralizing news made everyone sad.
O **moral bozucu** haber herkesi üzdü.
It is demoralizing to work hard and see no results.
Çok çalışıp hiç sonuç alamamak gerçekten **moral bozucu**.
Her boss's constant criticism was extremely demoralizing.
Patronunun sürekli eleştirileri oldukça **moral bozucuydu**.
Waiting for hours without any update was pretty demoralizing.
Saatlerce hiç haber almadan beklemek oldukça **moral bozucuydu**.
It's demoralizing when your hard work goes unnoticed.
Sıkı çalışmanız fark edilmediğinde bu gerçekten **demoralize edici** olur.